Sagalassos Antik Şehir

Antik yunanda Pisidya’nın başkenti olarak bilinen Sagalassosşehrine sarı sıcak topraklarda; vaha gibi görünen köylerden geçerek ulaşıyoruz.Yeryüzüden,dağlar aracılığı ile gökyüzüne dokunur gibi duran kiraz, ceviz, iğde ağaçları,dinlendiren bu yemyeşil ova ve üzerinde seyrekce duran köy evleri oldukçaetkileyici.Bizde bu yollarda; buradaki hayatın tanıklarıyız kısa bir süreiçin. 

Sagalassos antik şehri bizi karşıladığında, hayal kırıklarımız çevredeuçuşan kelebekler gibi savruluyor, kayboluyor bir anda telaşlıca.Heybetliduruşu ile şehir tam karşımızda. Torosların eteklerinde kurulu bu şehirden tümovayı görmek mümkün.Gökyüzü bulutsuz ve rüzgar uykuda. Tatlı esintilergöndermesi az zaman alıyor. 

Suyunu içtiğimiz, sularına karıştığımız Antonin çeşmesi ,azuzakta görünen ve dünyanın en yüksek rakımlı 9,000 kişilik tiyatrosu ileagorası, hamamı, kütüphanesi, seramik üretim merkezi ile Sagalassos anılarımızakazınıyor. Şehri kendi gözümüzle fotoğraflıyoruz, kendi ruhumuzla görüyor,kendi gönlümüzce hissediyoruz. Her antik şehirde olduğu gibi, kimler nasılyaşadı, neler giydi, yiyip içti, ne tür müzikler dinlendi, hayat veren buçeşmelerde ne aşklar yaşandı, kim yaşama kavuştu kimlerin canı yandı.

Sırtını dağlara, yüzünü ovaya dönen bu şehirden etkilenmemek mümkün değil.Geçmişten bugüne gelen bir ezgi gibi, içimizde duyuyoruz sessizşehrin hikayesini.

Sagalassos Antik Şehir,Haziran 2014 / Ulaş Yurtsever Cimit